iznik ultra 2016 etkinlik raporu

İznik’e vardıktan sonra kamp alanında kalmayı tercih ettim. Kamp alanı etrafı çevrili , su ve WC olan ve finishe 100m kadar uzaklıkta bir alandı. Elektrik olanağı ve ışıklandırma vardı. En büyük dezavantajı duş kabinleri yoktu. Çok basit bir şekilde bu ihtiyaç sağlanabilirdi.

20160415_200600

20160415_202258(0)

Öğlen ilk işim kayıt masasına gitmek oldu. Burada biraz zaman kaybettiysemde nihayetinde kaydım oldu. 18 numarayla koşacaktım. Birşeyler yiyip uyku moduna geçmeyi tercih ettim desemde çok da fazla uyku tutmadı. Sadece uzandım, döndüm filan… İzmir’den Olympos dağcılıktan koşmam için t-shirt gelmişti. Hafize Yiğit’ e ayrıca çok teşekkürler.20160415_201317  Bu koşuya Olympos dağcılık ve Mudanya Koşu Grubu olarak katılıyordum.

Biraz gezindim. Çadır komşularım Kemal Kukul abimiz ve Ali Düzdaş’ tı. Bunun dışında pek çok tanıdık yüzde oradaydı. Muazzez ve Coşkun dışında Persenk ekibinin tamamı oradaydı. Güven Güçlütürk, Dağhan Kurtgil, Sinem Alev, Bakiye Duran… Bakiye Hoca sağolsun Cesaret yalnızdır kitabını da imzalayıp verdi.  Muazzez Istra’da ter atıyordu.Coşkun’ un ise başka planları vardı. Bu sene katılım biraz daha düşüktü İznik’te. Sanıyorum Türkiyede yaşanan olayların etkisi yarışmalara da yansımış geçen yıla göre yabancı sporcu çok azdı.20160415_202258 Gece 23:59 ve geri sayım başlamadan önce Dağhan ve Sinem’le son bir moral ve başarı dilekleri. Ve 00:00 olduğunda yarış başladı. Kendime göre normal bir pace le koşmayı tercih ettim. Mataramın üzerine geçen yılki koşu değerlerimi yapıştırmıştım. Tabi limit zamanlarıda. Koşarken arada bakıyordum. Diğer mataramda da rota haritası ve eğim grafiği vardı. Geçen yıla göre hemen hemen aynı hızla koşuyordum. Zaman zaman hızımı Suunto Ambit3 saatimle kontrol ediyordum. Göğüs bandını takmamıştım. %100 şarjla yarışa başlamıştım. Sabah gündoğarken drop-bag noktasına ulaştığımda ilk işim uzun taytımı çıkarıp kısa şort , uzun kollu tshirt yerine kısa kolluya geçiş yaptım. Drop bag noktasında bir süre dinlendikten sonra devam ettim. Güneşte yavaş yavaş yüzünü gösteriyordu. Sölöz çıkışında Findandiyalı 80k koşan bir sporcuylaydık. Bu sene koşuya çok az yabancı geldiğinden konuştuk ve onca insan gelmek istemezken kendisinin neden geldiğini sordum. O da gayet mantıklı İznik ve Bursa’nın istanbul olmadığını , tehlikenin daha az olduğunu söyledi. Öğrenci değişimi programıyla giden bir öğrencinin tavsiyesiyle Türkiyede trail koşu araştırmış  ve sadece İznik koşusu için Türkiye’ye gelmiş. Asıl mesleği itfaiyeci. Beraber koşarken yol üzerinden bir arkadaşın yerde kötü halde olduğunu gördük. Alimünyum folyoya sarılmıştı ancak üşüyordu. Güneş çarpmıştı ve yeterince su almamış görünüyordu. Biraz su verdim azar azar. Yüzünü , ensesini ve boynunu ıslattım. Bir 15 dk kadar Umke’nin gelmesini bekledik ve geldiğinde de yolumuza devam ettik. Bu arada Finli arkadaştan ayrıldık. Artık grafiğin yüksek noktasına doğru 700 metrelere doğru tırmanıyordum. Bu arada Narlıca dan bir ingiliz 80k yarışçısı beni geçti ve ilginç olan arkasına baka baka koşuyordu. 5 dk arkasında Kemal Kukul vardı. Kemal abi iyi gidiyordu bana da moral verdi ve devam etti.  Rotada yalnızlık bitmişti. 80k cılarla karışmaya başladık… Aslında bu rotada garip birşey vardı. 73km Sölöz ve 90km Narlıca arasında 17km vardı. ve rota 700m lere kadar yükseliyordu.  Hiç o kadar tırmanmadan ve 17km sarfetmeden  rotanın kestirmesi coğrafi olarak münkündü. Evet böyle birşeyi kimsenin yaptığına şahit olmadım ama bazen paranoyak olmak iyidir. Efor/zaman ilişkisini düşündüğünüzde tepe noktasında kontrol olmalıydı. Böyle birşeyi sporcu arkadaşlarımın yapabileceğini düşünmem ama yine de bu noktanın kontrollü olması gerektiği işin doğasında olduğuda bir o kadar aşikar. Bu arada zaman zaman önlü arkalı gittiğimiz Fedai abi 90.km de dizindeki problem nedeniyle yarışı bıraktı. Aslında iyi gidiyordu ama bence tam doğru yerde bırakmıştı. 96-106k arasına o dizle girse daha fazla sorun yaşardı.

h1

h2

h5

h6

parkurun 96.km sini geçtiğimde 106.km ye kadar GPS e yama olarak sonradan yüklenen asfalt yerine olan parkur görünürde 9km sonraki CP ye olmasına rağmen ciddi zaman kaybettirdi bana. Açıkçası bu kadar zaman kaybedeceğimi tahmin etmiyordum. Bu kadar zaman kaybedeceğimi yada parkurun bu denli zor olduğunu 96.km deki istasyon görevlileride bilmiyordu. Böyle bir radikal değişikliğin bilgilendirmede daha fazla yer alması gerektiğini düşünüyorum.96-106k arası Eğim grafiğinde testere şeklinde olan alan daha çok avcı patikası şeklindeydi. Evet her coğrafyada koşabilmeliyiz sadece geçen seneye göre süpriz oldu ve planlarımızı altrüst etti desem yeridir. Parkur biraz ilginçti. İlki rota girişi kör noktadaydı ve pek çok kişi yukardaki tarlaya kadar koşmuş. Dik bir inişi vardı. Rotayı inerken 80k cılardan bir arkadaş dizinde sorun yaşadığı için bırakmak istiyordu. Rotada bir süre indikten sonra ona yukarı çıkmasını yolun gözükmediğini söyledim. Aşağı indikçe dizine daha çok yük binecekti. Geri yukarı çıkması nispeten daha kolay ve kontrollü olacaktı. Bir dağ vadisinde dik bir inişle yolla buluşup tekrar sizi yükseltiyordu. Daha sonra tekrar yükseltip tekrar yolla buluşturuyordu. Farkında olmadan yoldan devam eden arkadaşlarımızda olmuş. Açıkçası yoldan devam etseniz ciddi zaman kazanabilirdiniz zira bu testere uçlarını kontrol eden veya çıktığımızı kontrol eden bir yetkili yoktu. Bu rotayı 80k koşan genç bir arkadaş, Umut Can’la geçtik. Süleymaniye çıkışına kadarda beraber devam ettik. Süleymaniye çıkışı onun için önemliydi çünkü geçen yıl orada bırakmış. Orayı geçince bir duvarı aşar gibi hissedecekti.Bu arada Suunto Ambit3 saatimin şarjı 20:21 süre sonra 110.9 km de bitti ( izlek aralığı 1sn ve rota yüklü olarak. ) ve GPS uygulamasını otomatik olarak kapattı.

Bu arada hatırlatmadan edemeyeceğim. CP lerde ki arkadaşlar ellerinden geldiğince ilgiliydiler. İncelik gösterip suyumuzu bile zaman zaman doldurdular. Sadece CP lerde gıda takviyeleri geçen yıla göre daha iyi değildi. Gelecek yıl koşacaklara yanında taşıyacakları yiyecekleri tekrar gözden geçirmelerini tavsiye ederim. Bence Narlıca, Müşküle, Süleymaniye ve Derbentin gıda yönünden donanımlı olması gerekir.

h7

Kullandığım kreme rağmen pişik sorunum vardı ve North face marka ayakkabılarımlada rahat edememiştim. Antrenmanlarda kullanmıyordum. Persenk,Kapadokya,Çekmeköy ve İznikte koştum bu ayakkabılarla. Ve asıl sorun sol ayak içbilek topuk kısmındaki çapraz bağ dokudaydı. İşaret veriyordu. Zorlamak istemiyordum , yavaş yavaş yüklenmeden devam etmeye çalıştım.  Sırt hattında idare edecek durumdaydım. Ancak Derbentten sonra inişe geçtiğimde dik eğimde o bölgeye daha fazla yük binmeye devam edeceğini biliyordum. 120.km den sonra yaklaşık 2:30 saatim kalmıştı. Mevcut şartlarda koşarak bitirmem demek sakatlanmam demekti. Yeni eklenen parkur nedeniyle Cut off süresi 80k koşusunda uzatıldığı halde 130k da uzatılmamıştı. Bence bu uygulamanın bir hatasıydı. Cut off süresi 130k da da 80k daki 2 saat uzatılmış olsa bandajlayıp bileğimi yürüyerek bitirirdim. Ama 130k da bu değişiklik yapılmamıştı.  Ki Süleymaniye ve Derbent istasyonlarında özellikle sordum son cut off zamanlarında (25saat) değişiklik varmı diye , ancak değişiklik olmadığı söylendi. Tek değişiklik Derbent’teydi ve 23.saat limitti. İznike varmak için 2 saat gerekliydi ancak bunu başarabilen sadece 3-4 kişi olacaktı. Zaman limitleri muhtemelen seneye güncellenmesi gerekecek.Şunu da söylemeden edemeyeceğim. İznikte çok fazla cut-off süresi var. Basit olan güzeldir. Toplam en çok 2-3 noktada cut-off süresi olması yeterli bence. ( Önerim: Madem parkur zorlaştırıldı ve 140k ya yükseldi.  Bence 3 cut off süresi olmalı ve  şöyle olmalı. * 1.cut off ve drop bag 55k, *2.cut off ve drop bag 106k , *3 cut off 140k finish. Toplam cut off süreside aynı şekilde artırılmalı. Bu uygulamalar ile bence katılımcı sayısı artar ve motivasyonlar daha yüksek olur. )  Karar verdim ve yarışı daha fazla sakatlanmama adına 120.km de bıraktım. Yoldan geçmekte olan araca işaret ederek Derbente bırakmasını rica ettim. Onlarda bıraktılar. Orada birşeyler atıştırdım. Daha çok mandalina yedim, içim yanıyordu. Kendime geldim ve oturuncada üşümeye başladım. Daha sonra başka yarışı bırakan ve sakatlanan arkadaşlarla beraber bizi İzniğe bıraktılar. Derken çadırıma doğru yürüdüm ve yatmadan önce ayaklarıma bakım yaptım zira tahmin ettiğim gibi sol bilekte hafif ödemim oluşmuştu. Sırt çantasını ayağımın altına koyup uyku tulumuna girdim ve ayaklarım yukarda sabaha kadar uyudum. Sabah kalktığımda ödem azalmıştı. Sadece hafif bir sızı vardı. Artık sandaletle dolaşıyordum. Bir faaliyetide böyle tamamlamış oldum. Eve dönüş içinde Bursa ekibinden Hilmi abi , Muharrem abi ve İsmet abi sağolsunlar çok yardımcı oldular.

Kullandığım ana ürünler:

-north face trail ayakkabı

-north face sırt çantası

-uzun tayt ( gece için ) 55k ya kadar

-şort ( 55-120k arası )

-balaklava

-güneş kremi

-vaselin

-kuruyemişler ,

-Kalenji çorap

-Suunto Ambit3 saat

İstasyonda arkadaşlar son derece yardımseverdi. Sularımızı bile doldurdular. İmkanlar dahilinde ne varsa vermeye çalıştılar. Eklemek istediğim sadece sonraki CP ye gidiş durumları hakkında fazla bilgiye sahip olamamaları idi. Bence bu gönüllülerin eksikliği değildi. Her istasyonda sonraki CP nin paftasını içeren bir bilgilendirme levhası olmalıydı. Mesela Asfalt yolun parkuru değişmesine rağmen önceki istasyondakiler rotanın bu derece zorlu olduğundan haberdar değillerdi. Hatta zaten 9km fazla yok sonraki CP ye deniyordu su alırken. Yakın diye matarasını yarım dolduranda oldu keza. Demek istediğim öz olarak şu: Gönüllülerden bir temsilci sonraki CP ye kadarki yol hakkında ,zorluk derecesi hakkında genel bir kanaata sahip olmalı. Evet herkeste bir harita bulunmalı ama bu bilgiyede istasyonlarda edinilmeli ve görsel olarakda bulunmalı. Sadece İznik ultra için değil benzer durum diğer yarışmalarda da sözkonusu.

İşaretlemeler kör bir noktada kalan işaretler dışında bence çok başarılıydı. Ancak buna rağmen bazı arkadaşlarımız bilmeden farklı rotalara saptıkları da olmuş sonradan öğrendiğim kadarıyla.

5.kez düzenlenen organizasyon tecrübelerine rağmen kendini geliştirmeye hepimizin sayesinde devam edecektir. Emeği geçen, katılan ve destek veren herkesi kutluyorum.

Doğan Nadi Çetinkaya

Mudanya/Bursa

One thought on “iznik ultra 2016 etkinlik raporu

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s